Anasayfa / Dünya Klasikleri Masalları
Dünya Klasikleri Masalları Masal Görseli Dünya Klasikleri Masalları

Kurbağa Prens

Bir varmış, bir yokmuş… Uzak diyarlarda bir krallıkta, sevimli bir prenses yaşarmış. Adı Prenses Elif’miş. Elif en çok altın topuyla oynamayı severmiş.

Bir gün Elif sarayın bahçesindeki büyük bir havuzun kenarında topunu zıplatıyormuş.
Zıııp zıııp… Şlap!
Top birden havuza düşmüş!

Prenses çok üzülmüş, gözlerinden yaşlar süzülmüş.
“Topum gitti… onu çok seviyordum…”

Tam o anda havuzdan bir kurbağa çıkmış. Küçük, yeşil ve kocaman gözlüymüş.
Kurbağa konuşmuş:
“Üzülme Prenses. Topunu geri getiririm. Ama bana bir söz ver: Beni sarayına götür, birlikte yemek yiyelim ve arkadaş olalım.”

Elif şaşırmış ama hemen:
“Tamam, söz!” demiş.

Kurbağa suya atlamış, birkaç baloncuktan sonra altın top ile geri dönmüş.
Elif çok sevinmiş, topunu alıp teşekkür etmiş ama söz verdiğini unutup koşarak saraya dönmüş…

O gece saray kapısı çalmış:
Tık tık!
Kapıda… kurbağa varmış!

Kurbağa demiş ki:
“Verdiğin sözü unuttun mu?”

Elif biraz utanmış. Ama sonra içeri davet etmiş.
Kurbağa sofrada onunla birlikte yemek yemiş. Sonra odasında oynayıp şarkılar söylemişler.

Gece olunca kurbağa demiş ki:
“İyi geceler Prenses. Bir öpücük alabilir miyim?”

Elif önce şaşırmış, ama sonra onu gerçekten sevdiğini fark etmiş. Hafifçe yanağından öpmüş…

O anda kurbağa ışıklarla parlamış ve yakışıklı bir prens olmuş!

Elif:
“Aaaa! Sen… bir prens miydin?”

Prens gülümsemiş:
“Evet! Bir cadı beni kurbağaya çevirmişti. Sadece gerçek bir dost ve verilen sözle bu büyü bozulabilirdi.”

O günden sonra Prenses Elif ve Prens en iyi arkadaş olmuşlar. Sarayda birlikte oyunlar oynamış, hikâyeler anlatmışlar.

Ve tabii… bir daha asla sözlerini unutmamışlar.