Anasayfa / Dünya Klasikleri Masalları
Dünya Klasikleri Masalları Masal Görseli Dünya Klasikleri Masalları

Parmak Çocuk

Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil ormanların kıyısında minicik bir evde, çok fakir ama çok iyi kalpli bir anne ve baba yaşarmış. Bu anne ve babanın hiç çocukları yokmuş.
Bir gün anne, içini çekerek demiş ki:
— Ah! Keşke bir çocuğumuz olsa... Parmağım kadar minicik bile olsa olur!

Ve o gece bir mucize olmuş!
Sabah uyandıklarında, minicik bir bebek beşiğinde gülümsüyormuş.
Adını ne koymuşlar dersin?

Parmak Çocuk!
Parmak Çocuk çok akıllıymış, çok cesurmuş.
Minicik olsa da, aklı kocamanmış!
Bir gün ailesi yiyecek bulamayınca, Parmak Çocuk demiş ki:
— Merak etmeyin, ben bir yolunu bulurum!

 Ayakkabısını giymiş, şapkasını takmış, fındık yaprağından sırt çantasını almış.
Ormanın derinliklerine doğru yola çıkmış.

Yolda giderken bir deveyle karşılaşmış.
Ama Parmak Çocuk hiç korkmamış.
Ona demiş ki:
— Merhaba Dev Amca! Yolumu şaşırdım, yardım eder misin?
Dev koca gözleriyle şaşkın şaşkın bakmış.
— Sen konuşan bir böcek misin?
— Hayır, ben Parmak Çocuk’um!

Dev gülmüş, gülmüş…
Ama sonra kalbini ısıtan bu cesur çocuğa yardım etmeye karar vermiş.
Ona ormanın sonunda bir ekmek fırını olduğunu söylemiş.

Parmak Çocuk fırına varmış.
Fırıncıya şöyle demiş:
— Eğer bana biraz ekmek verirsen, senin için şarkı söylerim!
Fırıncı şaşırmış ama kabul etmiş.
Parmak Çocuk cıvıl cıvıl bir şarkı söylemiş.
Fırıncı o kadar beğenmiş ki ona bir somun ekmek ve bir kese üzüm vermiş!

Eve dönünce anne ve babası çok sevinmiş.
Küçük Parmak Çocuk, kocaman bir mutluluk getirmiş.

O günden sonra, kimse onun küçük olduğuna aldırış etmemiş.
Çünkü küçük olmak, büyük işler başarmaya engel değilmiş!