Anasayfa / Çiftlik Masalları
Çiftlik Masalları Masal Görseli Çiftlik Masalları

Bülbülü’nün Çiftlikteki Macerası

Güneş pırıl pırıl doğarken, Minikdere Çiftliği yavaş yavaş uyanıyordu.
Tavuklar "gıt gıt gıdak!" diye bağırıyor, inek Maviş "mööö!" diyerek geriniyor, keçi Zıpır ise çitlerin üstünden atlamaya çalışıyordu.

Ama hepsinden önce uyanan biri vardı: Bülbülü
 

Ama Bülbülü bir köpekti. Kocaman kulakları, sevimli kuyruğu ve patileri vardı. Ama o kendini bir kuş sanıyordu. Evet, yanlış duymadınız! Çünkü bir gün çiftliğe gelen bir bülbülün ötüşüne hayran kalmıştı ve o günden sonra kendine "Bülbülü" adını koymuştu.

Her sabah çit üstüne çıkar, kafasını gökyüzüne kaldırır ve:

“Cik cik! Ben de uçacağım! Şimdi hop… zııııııpla… ay! Yine olmadı!” derdi.

Tavuklar gülerdi:

“Sen uçamazsın Bülbülü, çünkü sen bir kuş değilsin!”

İnek Maviş başını sallar:

“Ama sen çok hızlı koşabiliyorsun. Belki de senin yeteneğin budur.”

Ama Bülbülü üzülmezdi.
O, içindeki kuşu hep yaşatırdı. Her sabah ötmeye çalışır, çiftlik hayvanlarını neşelendirirdi.

Bir gün çiftliğe büyük bir yağmur yağdı. Civcivler dışarıda kalmıştı!
Bülbülü hemen havladı:

“Hav hav! Takip edin beni!”

Koşa koşa onları samanlığa taşıdı. Üşüyen kuzuyu buldu, ona sarıldı.
Çiftliğin sahibi Hasan Dede geldi ve gülümsedi:

“Aferin sana Bülbülü! Kuş gibi uçamıyorsun ama kanat gibi koruyorsun!”

O günden sonra çiftlikte herkes Bülbülü’yü çok daha fazla sevmeye başladı.
Artık herkes biliyordu: Bülbülü bir köpekti ama kalbi bir kuş kadar hafif ve cesurdu.

Etiketler: