Bir sabah, Tavuk Hanım yuvasında uyanmış. Gözlerini ovuşturmuş ve etrafa bakmış. “Cik cik! Bir yumurtam eksik!” demiş şaşkınlıkla. Çiftlikte hemen bir telaş başlamış. Horoz Dede..
Uzak bir köyde, annesiyle birlikte yaşayan küçük, sevecen bir kız varmış. Annesi ona bir doğum gününde kırmızı başlıklı, yün bir pelerin örmüş. O kadar..
Bir zamanlar, küçük bir kasabada Gepetto adında yalnız bir marangoz yaşardı. Çocukları olmadığı için çok üzülürdü. Bir gün, bir tahta parçasından küçük bir kukla yapmaya..
Bir sabah Şirin Köyü’ne güneş her zamankinden daha parlak doğmuştu. Şirin Baba, elindeki büyülü dürbünle ormanı incelerken, uzaklarda parlayan gizemli bir ışık fark etti. Hemen..
Bir zamanlar, ormanın derinliklerinde Cırcır adında bir cırcır böceği yaşardı. Cırcır, diğer cırcır böceklerinden farklıydı; çünkü onun en büyük tutkusu şarkı söylemekti. Sabah güneşi doğarken..
Uzak bir adada, kocaman denizlerin ortasında Lumo adında minik bir fener yaşarmış.Lumo diğer deniz fenerleri kadar büyük değilmiş, ama kalbi çok parlakmış.Her gece küçük ışığıyla..
Bir varmış, bir yokmuş. Uzak diyarlarda, yemyeşil ağaçların süslediği bir ormanda minik bir kaplumbağa yaşarmış. Adı Tospik'miş. Tospik çok yavaş yürürmüş ama çok akıllıymış. Bir..
Bir varmış, bir yokmuş. Derin denizlerin maviliklerinde, küçük ve meraklı bir balık yaşarmış. Adı Mino’ymuş. Mino diğer balıklardan biraz farklıymış. Çünkü o, uçmak istiyormuş! Her..
Bir varmış, bir yokmuş. Uzak bir ormanın kıyısında, minik ve sevimli bir kirpi yaşarmış. Adı Piko’ymuş. Piko çok utangaçmış. Yeni arkadaşlar edinmek istermiş ama konuşmaya..
Bir varmış, bir yokmuş. Uzak bir ormanın içinde Fındık Tepesi diye bir tepe varmış. Bu ormanda sabah olunca güneş parlamaya başlamış, kuşlar cıvıldamış. Ormanın minik..
Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil bir köyde Mino adında minicik, sarı tüylü bir civciv yaşarmış. Mino, sabahları güneşle birlikte uyanır, "cik cik!" diye neşeyle ötüp..
Bir varmış, bir yokmuş. Uzak bir köyde yemyeşil bir çiftlik varmış. Bu çiftlikte Mavi Traktör, Minik Tavuk, Tombul İnek ve Zıpır Kuzu yaşarmış. Her sabah..
Bir varmış, bir yokmuş. Geniş ve rengârenk bir çiftlikte, yepyeni bir traktör varmış. Adı Fırtına’ymış. Fırtına minicikmiş, diğer büyük traktörlere göre daha küçücük tekerlekleri, parlak kırmızı..
Bir zamanlar yemyeşil bir göl kenarında, kocaman bir çiftlikte anne ördek yumurtalarının üstünde sabırla bekliyormuş. Günler sonra yumurtalar birer birer çatlamış ve sevimli sarı civcivler..
Bir sabah Minik kuzu gözlerini açmış. Güneş parlıyormuş, kuşlar cıvıldıyormuş. “Bugün çiftlikte neler yapacağım acaba?” demiş. Annesiyle birlikte tavukları ziyaret etmişler. Ama... bir ses duymuşlar:..
Ormanın içinde sincapcık, farecik, tilkicik ve kuşçuk birlikte yaşarmış. Bir sabah, sincapcık ağacından inmiş, “Bugün kar yürüyüşü yapalım mı?” demiş. Farecik patilerini ovuşturmuş: “Kar..
Bir varmış bir yokmuş… Uzak bir ormanın derinliklerinde annesi ile birlikte yaşayan minicik bir ayı varmış. onun adı Minik'miş. Tüyleri kahverengi ve yumuşacıkmış. Kış yaklaşırken..
Bir varmış, bir yokmuş… Uzak diyarlarda, yemyeşil ağaçların göğe yükseldiği, dere seslerinin şarkı gibi aktığı huzurlu bir orman varmış. Bu ormanda küçük bir kaplumbağa yaşarmış...
Bir varmış bir yokmuş... Uzak mı uzak, yemyeşil tepelerin arasında saklanmış Güneşli Çiftlik adında minicik, sevimli bir çiftlik varmış. Bu çiftlikte her sabah kuşlar cıvıldar,..
Dal sarkar, kartal kalkar, Kartal kalkar, dal sarkar. Dal kalkar, kartal sarkar, Bu işte bir terslik var! Şu köşe yaz köşesi, Şu köşe kış..
Dandini dandini dastana Danalar girmiş bostana Kov bostancı danayı Yemesin lahanayı Uyusun da büyüsün Ninni ninni Tıpış tıpış yürüsün Ninni ninni Fış fış kayıkçı Kayıkçının..
Bir zamanlar yemyeşil ağaçlarla dolu, kuş seslerinin hiç eksik olmadığı huzurlu bir ormanda minik bir fare yaşarmış. Adı Minikmiş. Minik, sabah erkenden uyanmış, karnı çok..
Bir varmış, bir yokmuş. Uzak ülkelerin birinde, kışın en beyaz gününde, sarayın penceresinden kar tanelerini izleyen bir kraliçe, elinde dikiş yapıyormuş. Birden iğnesi parmağına batmış...
Bir varmış, bir yokmuş… Uzak diyarların birinde, minik bir ormanın tam ortasında Ayışığı Gölü adında ışıl ışıl parlayan bir göl varmış. Bu gölün etrafında ise,..
Bir sabah orman güneşle uyanmıştı. Kuşlar ötüyor, çiçekler esen rüzgârla hafifçe sallanıyordu. Uğur böceği minik yuvasından başını uzattı. Karnı çok acıkmıştı. "Bugün güzel bir şeyler..
Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil ormanların kıyısında minicik bir evde, çok fakir ama çok iyi kalpli bir anne ve baba yaşarmış. Bu anne ve babanın..
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; uzak diyarlarda, yeşil bahçelerle çevrili güzel bir sarayda, kibar ve nazik bir kız yaşarmış. Adı..
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; gökyüzünün en parlak yıldızına komşu, pırıltılı bir bulut kasabasında minik bir peri yaşarmış. Adı Luna’ymış...
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; rengârenk çiçeklerle dolu bir bahçenin hemen yanı başında, minik bir kedi yavrusu yaşarmış. Bu yavrunun..
Bir varmış, bir yokmuş… Uzak diyarlarda bir krallıkta, sevimli bir prenses yaşarmış. Adı Prenses Elif’miş. Elif en çok altın topuyla oynamayı severmiş. Bir gün Elif..
Zeytinli Çiftlikte Fudu ve Kırmızı Top Güneşli bir sabah, Zeytinli Çiftlik’te hareketli bir gün başlıyordu. Zeytin ağaçları hafifçe sallanıyor, dallarından minik zeytinler yere düşüyordu. Çiftliğin..
Bir varmış, bir yokmuş. Güneşin her akşam göğe veda ederken pembe ve altın rengine büründüğü, rüzgârların bile fısıldayarak konuştuğu, dağların gölgesiyle koruduğu eski bir diyarda,..
Bir varmış bir yokmuş… Uzak diyarlarda, yemyeşil bir ormanda Minik Tavşan Bulut yaşarmış. Bulut, bembeyaz tüyleriyle adeta gökyüzünden düşmüş gibiymiş. Ama bir gün canı çok..
Bir varmış, bir yokmuş… Ormanın derinliklerinde yumuşacık tüyleri olan sevimli bir ayıcık yaşarmış. Adı Pofuduk’muş. Pofuduk geceleri gökyüzünü izlemeyi, yıldızlara bakıp hayaller kurmayı çok severmiş...
Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil bir ormanda yavaş ama meraklı bir kaplumbağa yaşarmış. Adı Zuzu’ymuş. Zuzu çok tatlıymış ama biraz da çekingenmiş. Her gün aynı..
Bir zamanlar yemyeşil ormanın tam ortasında, minicik bir köy vardı. Bu köyde sadece böcekler yaşardı. Adı da “Böcekler Köyü”ydü. Her böceğin bir görevi vardı. Karıncalar..
Uyuyalım tatlı kuşum, Gökyüzünde ay dolmuş. Yıldızlar da göz kırpıyor, Melekler sana durmuş. Ninni ninni minik kalp, Uykuların olsun şefkat. Rüzgar bile usul esmiş, Sallıyor..
Gözlerini kapa yavaş, Gece oldu, dünya yavaş. Ay tepede nöbet tutar, Yıldızlarla seni kollar. Bir kuş uçar rüya içine, Pamuk kanat, düş peşine. Bulutlarda beşik..
Bir varmış bir yokmuş... Gecelerin en sessiz, yıldızların en parlak olduğu bir diyarda, Ay Işığı Ormanı adında sihirli bir orman varmış. Bu ormanda herkes geceleri..
Bir zamanlar, gökyüzüne en yakın dağın yamacında küçük bir kulübede yaşayan minik bir ayıcık varmış. Adı Lumi’ymiş. Lumi çok sevecen, çok meraklı bir ayıcıkmış ama..
Bir varmış, bir yokmuş… Gökyüzünün renginin lavanta moruna döndüğü, rüzgârın fısıltıyla estiği çok uzak bir diyarda Fısıltılı Çiçekler Vadisi adında büyülü bir yer varmış. Bu..
Bir varmış, bir yokmuş… Uzak ülkelerin birinde, yemyeşil ormanların tam ortasında, yumuşacık tüyleri olan minik bir mavi ayıcık yaşarmış. Adı Maviş’miş. Maviş, geceleri uyumakta biraz..
Bir varmış bir yokmuş… Göklerin en yumuşak, en sakin köşesinde Yumuş adında bir bulut yaşarmış. Yumuş diğer bulutlardan farklıymış. Güneş doğarken parıldamaz, yağmur taşımazmış. O..
Bir varmış, bir yokmuş... Gökyüzünün en sakin olduğu bir gecede, Ayışığı Ormanı’nda yaşayan minik bir kuş varmış. Adı Mavi Tüy’müş. Tüyleri gökyüzü gibi açık mavi,..
Bir zamanlar, gökyüzüne en yakın köyde yaşayan Lila adında küçük bir tavşan varmış. Lila'nın en büyük hayali, çok uzakta, hep pamuk gibi beyaz görünen Bulut..
Bir varmış, bir yokmuş... Uzak bir vadide, rüzgârın hep tatlı estiği, çiçeklerin sabahları gülümsediği bir çiftlik varmış. Bu çiftliğin adı Yıldız Çiftliğiymiş. Herkes bu çiftlikte..
Uzak bir ormanın derinliklerinde, yaprakları gece olunca gümüş gibi parlayan kocaman bir ağaç yaşarmış. Bu ağaca herkes “Gümüş Yapraklı Ağaç” dermiş. Ama bu ağaç yalnızca..
Bir zamanlar, Uzaklar Ormanı’nın tam kalbinde, gökyüzüne uzanan kocaman ağaçların, yemyeşil sarmaşıkların ve gülümseyen çiçeklerin arasında küçük ama cesur bir yaprak yaşardı. Bu yaprağın adı..
Büyük bir ormanın kenarında, karısı ve iki çocuğuyla fakir bir oduncu oturuyordu; çocuklardan erkek olanının adı Hansel, küçüğününki de Gretel'di. Oduncu kıt kanaat geçiniyordu ve..
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, yer mavi, gök yeşil iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken. Uzak bir köyde..
Bir zamanlar, büyük bir çiftlikte, her köşede rengarenk çiçekler açar, yemyeşil çimenler uzanırdı. Çiftlikte pek çok sevimli hayvan yaşardı. Kocaman inekler, tavuklar, ördekler, koyunlar ve..
Bir zamanlar, büyük ve renkli bir çiftlikte çok sevimli bir tavuk yaşarmış. Bu tavuk, diğer tavuklardan çok farklıymış. Adı Boncuk'muş. Boncuk'un en büyük özelliği cesurluğuymuş...
Büyük bir çiftlikte, çok tatlı bir inek yaşarmış. Onun adı Lila’ymış. Lila, her zaman çok neşeliydi ve çiftlikteki herkes onu çok severdi. Ama Lila'nın en..
Bir zamanlar, çok fakir bir miller vardı. Ölmeden önce, üç oğlunu bırakmıştı. En büyük oğluna, çiftliklerini ve tüm mal varlıklarını, ortanca oğluna ise evini vermişti...
Bir zamanlar, uzak bir krallıkta çok güzel bir prenses yaşarmış. Adı Pamuk Prenses’miş, çünkü cildi bembeyaz, tüy gibi yumuşak ve pürüzsüzmüş. Prensesin annesi, kraliçe, çok..
Güneş pırıl pırıl doğarken, Minikdere Çiftliği yavaş yavaş uyanıyordu. Tavuklar "gıt gıt gıdak!" diye bağırıyor, inek Maviş "mööö!" diyerek geriniyor, keçi Zıpır ise çitlerin üstünden..
Ormanın derinliklerinde, küçük bir kaplumbağa yaşardı. Adı Tospik’ti. Kabuğu parıl parıl, yürüyüşü yavaş ama kalbi cesur doluydu. Tospik her sabah uyanır, gökyüzüne bakar ve bir..
Uzak bir ormanda, büyük gövdeli ama kalbi yumuşacık bir fil yaşardı. Adı Fıstık’tı. Fıstık her sabah göl kenarında su içer, sonra dev ağacın altına uzanıp..
Uzak bir köyde, sarı tüylü minik bir civciv yaşardı. Adı Pıtpıt’tı. Pıtpıt çok tatlıydı ama biraz farklıydı: diğer civcivler gibi cıvıldamak yerine şarkı söylerdi! Ama..
Okyanusun derinliklerinde, mavi pullarla kaplı, kocaman ama uysal bir balina yaşardı. Adı Maviş’ti. Maviş çok meraklıydı. Gündüzleri suyun altında mercanlara bakar, geceleri yukarıya, yıldızlara dalardı...
Güneşin ilk ışıkları Çiçekli Çiftlik’in üzerini aydınlatırken, tüm hayvanlar uyanmaya başladı. Horoz sabah şarkısını söylerken, inekler gerindi, koyunlar mırıldandı. Ama en köşedeki kulübede bir civciv..
Bir zamanlar, yeşillikler içinde yemyeşil bir çiftlikte Zuzu adında minik, tüyleri kabarık, oldukça hayalperest bir tavuk yaşarmış. Zuzu diğer tavuklar gibi sabahları kümesten çıkıp sadece..
Rüzgâr gibi geçti bulut, Dağlar giydi bembeyaz yurt. Yağmur damlası tık tık tık, Toprak kokar mis gibi ılık. Çiçekler açtı “Merhaba!” diye, Güneş gülümsedi sarı..
Minik kedi miyav dedi, Tavşan zıpladı, hop dedi! Ördek gagayla tak tak tak, Horoz ötüyor: “Gak gak gak!” Köpek havlar “Hav hav hav!” İnek gelir:..
Bir varmış, bir yokmuş… Gökkuşağının ucu ile bulutların yastık yaptığı bir köyün yakınlarında, rengârenk ağaçlarla dolu Renkli Orman varmış. Bu ormanda her ağaç farklı bir..
Bir varmış, bir yokmuş… Uçsuz bucaksız çimenlerle kaplı Yeşilova adında huzurlu bir vadide, minik mi minik bir kaplumbağa yaşarmış. Adı Tospik’miş. Tospik, biraz yavaş yürürmüş..
Yılın son günüydü. Hava çok soğuktu. Lapa lapa kar yağıyordu. Akşam olmak üzereydi. Dışarıda başı açık, yalın ayak küçük bir kız yürüyordu. Sabah evden çıkarken..
Bir zamanlar, devasa bir değirmenin hemen yakınındaki minik bir köyde, çok meraklı bir fare yaşarmış. Adı Lilo’ymuş. Lilo’nun boyu küçücükmüş ama aklı ve hayal gücü..
Bir varmış bir yokmuş… Gölün kıyısında, sazlıkların arasında minik bir kurbağa yaşarmış. Adı Limi’ymiş. Limi diğer kurbağalardan farklıymış. Zıplamakta pek iyi değilmiş, sesi de çok..
Bir zamanlar, Kocaorman’ın yüksek ağaçlarında yaşayan minik bir baykuş varmış. Adı Bibi’ymiş. Bibi diğer kuşlardan biraz farklıymış: O, gündüzleri uyur, geceleri uçarmış. Ama bu durum..
Bir varmış, bir yokmuş… Çiçeklerle süslenmiş bir kırın kıyısında, minik bir salyangoz yaşarmış. Adı Tosbi’ymiş. Tosbi çok tatlı, sessiz ve dikkatli bir salyangozmuş. Ama bir..
Bir Paylaşma ve Sabır Masalı Bir zamanlar yemyeşil bir vadide, minicik bir mavi tohum yaşarmış. Diğer tohumlar sarıymış, kırmızıymış, hatta mor bile varmış ama bu..
Bir Öz Güven Masalı Bir varmış, bir yokmuş… Ormanın kenarında minik bir kaplumbağa yaşarmış. Adı Tospik’miş. Tospik’in sırtındaki kabuk diğerlerinden farklıymış: Parlakmış, renkliymiş, hatta geceleri..
Bir Duygu ve Kendini İfade Masalı Bir zamanlar, rengarenk kuşların yaşadığı Mutlu Orman’da küçük bir kuş yaşarmış. Adı Zuzu’ymuş. Zuzu’nun en güzel özelliği: sabahları öyle..
Bir Problem Çözme Masalı Ormanın bir ucunda, küçük bir fare yaşarmış. Adı Mino’ymuş. Mino çok akıllıymış ama minicikmiş. En büyük hayali, ormanın öteki tarafına geçip,..
Bir zamanlar Renkli Orman'ın derinliklerinde, diğer zürafalardan çok farklı bir zürafa yaşardı. Adı Zazuydu. Zazu’nun özelliği mi neydi? O, duygularına göre renk değiştiren bir zürafaydı!..
Togo adında küçük bir kaplumbağa vardı. Diğer kaplumbağalar gibi yavaş yürür, gün boyu yaprak yer ve güneşlenirdi. Ama Togo’nun içinde bir sır saklıydı: O, uçmak..
Bir varmış, bir yokmuş. Uzak bir ormanda Fiko adında minik, meraklı bir tilki yaşarmış. Fiko'nun en yakın arkadaşları: uykucu kaplumbağa Topi ve konuşkan tavşan Lunaymış...
Bir zamanlar, geniş bir buğday tarlasında yaşayan minicik bir fare varmış. Adı Mino’ymuş. Mino çok tatlı, çok zeki bir fareymiş ama… karanlıktan çok korkarmış! Geceleri..
Bir zamanlar, uzak bir ormanda Leo adında küçük bir aslan yaşardı. Leo henüz kükremeyi bile tam öğrenememişti ama kalbi kocamandı. Diğer hayvanlar bazen onun küçük..
Bir zamanlar, Gökkaya köyünde yaşayan meraklı mı meraklı bir çocuk varmış. Adı Efe’ymiş. Efe’nin bir huyu varmış: Her şeye mutlaka bir soru sorarmış. Yağmur yağınca..
Gökyüzünün hemen altındaki en büyük çınar ağacında, minik bir serçe ailesi yaşarmış. Ailenin en küçük üyesi, tüyleri henüz tam çıkmamış, gözleri kocaman merak dolu bir..
Çok uzaklardaki Nemli Orman’da, Simi adında minik bir salyangoz yaşarmış. Simi her zaman diğer hayvanların gerisinde kalırmış. Tavşanlar zıplayarak, kuşlar uçarak, sincaplar koşarak uzaklara giderken…..
Derin maviliklerin ortasında, mercanlarla süslenmiş bir resifte küçük bir balık yaşarmış. Adı Lilo’ymuş. Lilo’nun pulları diğer balıklardan daha solukmuş, rengi tam belli olmazmış. Bu yüzden..
Bir Kendini Kabullenme Masalı Gökyüzü mavi, su pırıl pırıl… Gölün kenarında yaşayan sevimli bir kurbağa varmış. Adı Zıpzıp’mış. Zıpzıp her şeyi çok severmiş ama bir..
Bir Uykuya Hazırlık Masalı Gün batarken gökyüzü turuncuya boyanmış, rüzgâr usulca esmiş. Ormanın yumuşak yapraklı köşesinde minik bir tavşan varmış. Adı Lila’ymış. Tüyleri pamuk gibi..
Bir Merak ve Doğa Masalı Bir sonbahar sabahı, ormanda kocaman bir meşe ağacının dalında yepyeni bir yaprak doğmuş. Bu yaprağın adı Fındık’mış. Fındık diğer yapraklar..
Bir Uykuya Geçiş Masalı Bir varmış, bir yokmuş… Ormanın yumuşacık gölgesinde, sarımsı tüyleri olan minik bir ayıcık yaşarmış. Adı Tonton’muş. Tonton her gece yatmadan önce..
Bir Uykuya Hazırlık Masalı Bir varmış, bir yokmuş… Gökyüzünün en sessiz saatlerinde, Uykudan hemen önce, Minik bir gri kedi uyanırmış. Adı Minnoş’muş. Tüyleri yumuşacık, patileri..
Bir Hayal Gücü ve Güven Masalı Bir sabah, küçük bir köyde Mira adında neşeli bir kız çocuğu uyanmış. O sabah penceresinden gökyüzüne bakarken kocaman, yumuşacık..
Bir Sabır ve Özgüven Masalı Bir ormanda, çimenlerin arasında yavaşça ilerleyen sevimli bir salyangoz yaşarmış. Adı Tosşu’ymuş. Tosşu çok sessiz, çok nazik ve çok yavaş..
Bir Duyguları Tanıma Masalı Gökyüzünde pamuk gibi bir bulutun içinde, minik bir su damlası yaşarmış. Adı Mavi Damla’ymış. Mavi Damla çok özelmiş çünkü her gün..
Bir Yardımlaşma Masalı Güneşli bir sabah, Orman Okulu’nda büyük bir heyecan varmış. Minik hayvanlar, çiçekli çimlerin üzerine oturmuş, günün oyun saatini bekliyormuş. En çok da..
Bir varmış, bir yokmuş. Kocaman ormanın kenarında, minik bir ayıcık yaşarmış. Adı Tonton’muş. Tonton’un en sevdiği şey neymiş, biliyor musun? Kırmızı battaniyesi! Tonton battaniyesini çok..
Bir varmış, bir yokmuş. Yeşil yapraklarla dolu sakin bir ormanda Tospik adında bir tosbağa yaşarmış. Tospik yavaş yürürmüş. Çok yavaş. Ama onun kalbi hızlı atarmış...