Bir zamanlar, Uzaklar Ormanı’nın tam kalbinde, gökyüzüne uzanan kocaman ağaçların, yemyeşil sarmaşıkların ve gülümseyen çiçeklerin arasında küçük ama cesur bir yaprak yaşardı. Bu yaprağın adı Lina idi.
Lina diğer yapraklardan farklıydı. Geceleri hafif hafif parlardı. Ay ışığına değil, merakına inanırdı. Rüzgâr ona her gün yeni hikâyeler fısıldar, kuşlar yeni şarkılar öğretirdi. Ama Lina’nın kalbinde hep bir soru vardı:
“Orman Kalbi nerede? Gerçekten varsa, neden kimse onu görmüyor?”
Ormanda herkes Orman Kalbi'nin sadece bir efsane olduğunu düşünürdü. Ama Lina inanmıyordu. “Eğer kalp yoksa bu orman nasıl bu kadar güzel olabilir?” diye sorardı kendine. Bu yüzden bir sabah erkenden, dalından usulca ayrıldı ve Orman Kalbi’ni bulmak için yola çıktı.
Yolun başında koca bir yaprak yığınına benzeyen tüylü bir kirpiyle karşılaştı. Milo adında uykucu bir kirpiydi bu. Lina ona “Orman Kalbi’ni arıyorum!” deyince, Milo bir esneme daha yapıp “Ben de sana eşlik ederim ama önce biraz kestirelim…” dedi.
Lina gülümsedi. “Yol uzun, ama kalpten yürürsek yorgunluk geçer.” dedi.
Göl kenarında dans eden yapraklara hayran kalan Lina ve Milo, neşeyle zıplayan bir kurbağayla tanıştı. Adı Zipo idi ve su gibi hızlı düşünür, yağmur gibi konuşurdu.
Zipo, “Orman Kalbi mi? Belki de kalp sadece biz birbirimize yardım ettiğimizde atar!” dedi ve üçü birlikte yola devam etti.
Derin ormanda, üzeri parlayan mantarlarla kaplı bir yol buldular. Her mantarın üzerinde minik yazılar vardı. Yazılar kalbin içinden gelen hisleri anlatıyordu:
“Bir dostun gülüşü, ormanın nefesidir.”
“Korktuğunda elini tutan, kalbin ışığıdır.”
Lina duygulandı. Gözleri parladı. Çünkü anlıyordu artık: Kalp bir yer değil, bir his olabilir miydi?
Yolun sonunda, kadim bir meşe ağacının dallarında duran Bilge Baykuş Tofir ile karşılaştılar. Tofir gözlüklerini düzeltti, kanatlarını açtı ve şöyle dedi:
“Orman Kalbi’ni mi arıyorsunuz? Gözlerinizi kapatın… Kalbinizin iç sesini dinleyin.”
Lina gözlerini kapattı. Sessizlikte yalnızca kalp atışları vardı.
Ve sonra... Birden gökyüzünden gökkuşağı gibi bir ışık süzüldü. Üç dostun ortasında, çiçeklerden, topraktan ve yıldız tozundan yapılmış bir kalp belirdi. Ormanın gerçek kalbi, onların birlikte yürürken gösterdiği cesaret, dostluk ve sevgiyle ortaya çıkmıştı.
Tofir gülümsedi:
“Kalp, sadece bir yerde değil, birlikte attığınız her adımda gizlidir.”
O günden sonra Lina, Milo ve Zipo her gece birbirine sarılarak uyudular. Orman artık daha parlaktı çünkü gerçek kalbi, birlikte atan küçük yüreklerdi.
Ve her gece gökyüzüne bakarsan, belki sen de Lina’nın parlayan yaprağını görürsün…