Togo adında küçük bir kaplumbağa vardı. Diğer kaplumbağalar gibi yavaş yürür, gün boyu yaprak yer ve güneşlenirdi. Ama Togo’nun içinde bir sır saklıydı:
O, uçmak istiyordu!
Her sabah gökyüzündeki kuşlara bakar, içinden şöyle derdi:
— “Ben de uçabilsem… Bulutların üstünde yürüyebilsem… Yağmurla dans edebilsem…”
Diğer kaplumbağalar ona gülerdi:
— “Togo! Kabuklular uçmaz! Sen kaplumbağasın, yürümeyi sev!”
Ama Togo hayal kurmaktan hiç vazgeçmedi.
Bir gün ormana sihirli bir rüzgar esti. Bu rüzgar, sadece gerçek hayal kuranları etkiliyordu.
Ve rüzgar, Togo’nun kulaklarına fısıldadı:
— “Hazırsan, gökyüzüne!”
Togo’nun kabuğunun altından minik kanatlar çıktı. Başta çok küçüktüler ama Togo hayal etmeye devam ettikçe kanatlar büyüdü, parladı ve gökkuşağı gibi renklerle ışıldadı. ????
Ve Togo…
Yavaşça yükseldi.
Bir yaprağın üstünden, bir ağacın tepesine...
Sonra bulutların arasına! ☁️
Gökte uçarken yağmur damlalarıyla zıpladı, güneşin etrafında döndü, hatta bir kartalla sohbet etti!
Yere indiğinde, bütün orman onu alkışladı.
Togo şöyle dedi:
— “Ben özel değilim. Sadece hayal etmeyi hiç bırakmadım!”
O günden sonra ormandaki herkes, her gün 1 dakika boyunca gözlerini kapatıp hayal kurmaya başladı.
Ve Rüzgar, kime uğrayacağını artık çok iyi biliyordu…