Bir sabah, Tavuk Hanım yuvasında uyanmış. Gözlerini ovuşturmuş ve etrafa bakmış. “Cik cik! Bir yumurtam eksik!” demiş şaşkınlıkla.
Çiftlikte hemen bir telaş başlamış. Horoz Dede “Gıdık gıdık! Hep birlikte arayalım!” demiş ve herkes harekete geçmiş.
Minik Civciv otların arasında aramış. “Yumurtaaa! Neredesin?” diye seslenmiş. Ama yalnızca bir kelebek uçmuş yanından.
Kedi Mırmır samanların altına bakmış. “Burada yok, sadece pofuduk bir fare!” demiş gülerek.
Köpek Köpük kulübesine bakmış. “Hav hav! Burada da yok!” diye havlamış. Ama burnunu kullanarak kokuyu takip etmeye başlamış.
En sonunda ördek Vızır göletin kenarında bir şey bulmuş. “Vak vak! Burada, bakın! Yumurtayı buldum!” demiş heyecanla.
Yumurta yuvarlanmış, yuvasından çıkıp göletin kıyısına kadar gelmiş. Üzerinde biraz çimen, biraz da çamur varmış ama sapasağlammış.
Tavuk Hanım hemen yumurtasını almış, okşamış. “Seni çok merak ettim,” demiş. Minik Civciv ise gülümsemiş: “Artık hep birlikte saklayalım, olur mu anne?”
O günden sonra herkes çiftlikte yumurtaya göz kulak olmuş. Yumurtacık güvenle yuvasında kalmış ve bir gün… çat! İçinden başka bir minik civciv çıkmış!