Bir zamanlar, çok fakir bir miller vardı. Ölmeden önce, üç oğlunu bırakmıştı. En büyük oğluna, çiftliklerini ve tüm mal varlıklarını, ortanca oğluna ise evini vermişti. Küçük oğluna ise sadece bir kedi kalmıştı.
Küçük oğlan kediye bakmak zorunda kaldığı için üzgündü. “Buna ne yapabilirim ki?” diye düşündü. “Bütün mal varlığım bir kediden ibaret!” Ancak kedi, küçüğün üzülmesini istemedi ve ona şöyle dedi:
“Sen üzülme, bana güven! Beni sadece iyi beslersen, her şey değişecek.”
Küçük adam, kediyi doğru besleyip ona gerekli ilgiyi gösterdi. Kedi, zamanla oldukça zekâlı ve çevik bir hale geldi. Bir gün, kedi sahibine şöyle dedi:
“Benim için bir çift çizmeye ihtiyacım var. Eğer bana güzel bir çift çizmeyi temin edersen, senin için çok büyük işler başarırım.”
Küçük adam, kedisine iyi niyetle bir çift çizmeyi aldı ve kedi giydi. Çizmelerle oldukça yakışıklı bir hale gelen kedi, artık yalnızca bir kedi değil, zekâsı ve cesaretiyle tanınan bir kahraman olmuştu.
Bir gün kedi, ormanda büyük bir avcıyı görüp ona yaklaştı ve şöyle dedi:
“Ben, Bay Çizmeli Kedi'yim. Size çok değerli bir hediye sunuyorum. Siz çok güçlü ve soylu bir insansınız, değil mi?”
Avcı, kediyi şaşkınlıkla dinlerken kedi devam etti:
“Evet, ben sizin için bir şeyler yapabilirim. Sizi bu ormanın kralı yapabilirim!”
Kedi, avcıya öyle bir güven verdi ki, ona tüm gücünü ve yeteneklerini kullandırmaya karar verdi. Kedi, büyük bir zekâ ve cesaretle, avcıyı ormanın hakimi yapmak için türlü numaralar yaptı.
Bir süre sonra, kedi bir gün bir şato buldu. Şatoda büyük bir kral ve çok güzel bir prenses yaşıyordu. Kedi, şatoya yaklaşarak oradaki kralın ve prensesin yanına gitti. Kral, kediye şöyle dedi:
“Senin gibi şık giyinmiş bir kedi, burada ne arıyor? Neden geldin?”
Kedi, gülümseyerek yanıtladı:
“Ben, çok güçlü bir aileden geliyorum. Size büyük bir servet getirmek için geldim. Bu servetle prensesiniz için çok güzel hediyeler alacağım.”
Kedi, çok zekice hareket ederek prensesin kalbini kazandı. Şatodaki herkes, kedinin kararlılığına hayran kalmıştı.
Bir gün, prenses ve kedi, bir araya gelip prense büyük bir sürpriz yaptılar. O sırada, prenses ve kedi, şatoyu ele geçirmiş olan kötü büyücüden kurtulmuşlardı. Büyücü zapt edilmiş, zindana atılmıştı.
Şato halkı, kedinin ve prensesin cesaretini kutladı. Küçük adam, çizmeli kedisinin ona nasıl büyük bir servet ve mutluluk getirdiğini düşündü. Artık eskisi gibi fakir değildi. Kedi, hayatını hem kendisi hem de küçük adam için oldukça zenginleştirdi.
Ve kedi, sonuna kadar gururla, “Bir kedi bile büyük işler başarabilir!” diyerek hayatına devam etti.