Bir varmış, bir yokmuş. Uzak bir ormanda Fiko adında minik, meraklı bir tilki yaşarmış. Fiko'nun en yakın arkadaşları: uykucu kaplumbağa Topi ve konuşkan tavşan Lunaymış.
Bir sabah, Fiko ormanın derinliklerinde bir harita bulmuş. Haritada şöyle yazıyormuş:
“Gerçek hazine, korkunun arkasında saklıdır.”
Fiko hemen arkadaşlarını toplamış:
— “Haydi, birlikte hazineyi bulalım!”
Topi biraz korkmuş:
— “Ama ormanın derinlikleri karanlık ve sessiz…”
Luna ise heyecanla zıplamış:
— “Beraber olursak başarırız!”
Üçü birlikte yola çıkmışlar. Önce bir çamur bataklığından geçmişler, sonra dev bir baykuşun bulunduğu ağacın altından sessizce yürümüşler. Her adımda Fiko cesurca öne geçmiş, arkadaşlarını korumuş.
Ama tam zirveye geldiklerinde harita yırtılmış!
Fiko’nun yüzü düşmüş:
— “Her şey boşa gitti…”
O sırada Topi kabuğundan bir pusula çıkarmış:
— “Belki bu işime yarar.”
Luna da çantasından fenerini çıkarmış.
— “Bu da bizim yolumuzu aydınlatır!”
Fiko hayretle bakmış:
— “Bunları paylaşmak istemezsiniz sanmıştım…”
Luna gülümsemiş:
— “Gerçek arkadaşlar, zor anlarda paylaşır.”
Sonunda bir kayanın altına geldiklerinde altın sandık yerine bir not bulmuşlar:
“Gerçek hazine, cesaret, arkadaşlık ve paylaşmaktır.
Ve siz onu çoktan buldunuz.”
Üç arkadaş birbirine sarılmış. O an, hiçbir hazine bu kadar kıymetli olamazmış.