Bir varmış, bir yokmuş. Uzak diyarlarda, yemyeşil ağaçların süslediği bir ormanda minik bir kaplumbağa yaşarmış. Adı Tospik'miş. Tospik çok yavaş yürürmüş ama çok akıllıymış.
Bir gün ormanda bir yarış düzenlenmiş. Tavşan, sincap, geyik ve kuşlar hemen kaydolmuş. Tospik de yarışa katılmak istemiş. Diğer hayvanlar ona gülmüş:
– “Sen mi yarışacaksın Tospik? Sen çok yavaşsın!”
Ama Tospik gülümsemiş ve demiş ki:
– “Önemli olan hızlı olmak değil, pes etmemektir.”
Yarış başlamış! Tavşan zıplaya zıplaya gitmiş, kuş uçmuş, sincap daldan dala atlamış. Tospik ise ağır ağır ama kararlı adımlarla yürümüş.
Tavşan biraz sonra yorulmuş ,nasıl olsa birinciyim onlar gelene kadar biraz dinleneyim demiş ve bir ağacın altında uyuyakalmış. Koşturduğu için iyice karnı acıkan sincap meşe palamutlarını görünce dayanamamış ve durup yemeye başlamış. Kuş, gökyüzünde o kadar eğlenmiş ki yolu şaşırmış. Ama Tospik hiç durmamış.
Ve tahmin et bakalım ne olmuş?
Tospik hepsinden önce bitiş çizgisine varmış!
Herkes şaşırmış ama Tospik gülümsemiş:
– “Yavaş olabilirim, ama sabırlıydım ve hiç vazgeçmedim.”
O günden sonra ormandaki tüm hayvanlar Tospik'e saygı duymuş. Tospik de herkese yardım etmeye devam etmiş.
Ve gökyüzünde parlayan yıldızlar kadar güzel günler geçirmişler...